“Oysa hayat, her bölümünde ayrı bir hikâyenin döndüğü neşeli bir dizi değil, sonunda herkesin öldüğü ve katilin bulunamadığı sıkıcı bi filmdi.” »

Optik


"Bir gün eve dönerken köşedeki bakkalın önünde gördüm Mehmet'i. Elinde koca bir kaşar peyniri… Yanı başında hep beslediği sokak kedilerinden bir tanesi... O kadar yedirmiş ki kediye Mehmet, kedi ayakta zor duruyordu. O ise hala beslemeye çabalıyordu..."

Liseden cikip "ingilizce ögretmenligi" bölümünü kazandigimiz yillarin hemen basi öyle saniyorum ki birinci siniftayiz. O sirada doksanlarin basinda cikmis fanzinlere özenip biz neden yapmiyoruz diye sayikladigimiz zamanlar. Daha önce "ögretmen" oldugunu duydugum Optik Baskanla röportaj yapmak istiyorum. Ayni bölümden oldugumuz birinden bahsediyor arkadaslar... falanci diyerek... Cocuk arkadaslarini Besiktas'a götürüp stad etrafinda turladiktan sonra hadi gidelim diyormus. Fantastik geldi, tamam Besiktasli olmayabilirim ama ayni yolun yolcuyuz sanki. Tanisiyoruz ve bir gün ona birkac futbol yazisindan ve cikardigimiz Dahke'den bahsediyorum. Sonra da röportaj hayalimi ona anlatiyorum. O da bana "Optik yaziyor" diye baslayan Forza Besiktaslari getiriyor. Ne bileyim hem "harbi" tribünden, hem de ögretmen. Lisede "aaa ögretmen mi olacaksin sinifa
girerken cocuklara omuz omuza yaptirirsin eki eki" diye espiriler yaparken Optik'i anlatirdi bir arkadas. Fenerliler'e sifir verdigini filan iste. Hep fantastik gelirdi iste hem ögretmen hem tribünde olmak. Arkadas "tamam" diyor yapalim senin olayi. Telefon trafigine giriyor ve okeyliyor. "Kadiköy'de sosisli büfelerinin önünde bekle beni" diyor ve Besiktas'a geciyoruz. Optik'i ararken herkes oraya gelmis. Belli ki "ciddi" bir dergi bekliyorlar ama benim yüzüm kizariyor acikcasi. Elimde Dahke'nin önceki sayilarindan birkaci var. Abi diyorum "bak bizim dergi böyle fotokopi..." "Olsun oglum" diyorlar. "Daha iyi bizim icin". Kabatas Hakan geliyor daha sonra yaninda köpekli bir adamla. "Demek Fenerlisin" diyor bana, "neyse bu sefer misafirimiz sayilirsin" diyorlar arkadan. Sonucta ilginc bir gün oluyor benim icin. Hepsi cok ciddi bir bicimde sorulara cevap veriyor ve röportaj bitiyor. Iste o gün farketmistim, "Optik" harbi bir baskandi. Ogretmenlik de okuyoruz, sevdasi oldugumuz renkler farkli olsa da böyle olmaliyiz diyorum. Daha önceleri Besiktas'tan Mecidiyeköy'e gitmek icin kullandigim 30A, 30Mlerin orada gördügüm Optik Mehmet'i cok daha iyi tanima firsati bulmustum.
Sonra bir gün... Yaz kursu icin "ögretmenlik" yaptigim okulda röportaji ayarlayan arkadasim aramisti. Kötü bir ses tonuyla "Optik"i kaybettik diyordu. Aklima o gün yasadiklarimiz gelmisti. Optik, Baskan'di hakikaten. Tüm bunlari niye mi yaziyorum "Optik Baskan gideli 2 sene olmus" da ondan...

3 müdahale:

victoire dedi ki...

çok güzel, çok duygulandım. keşke onun gibiler çoğalsa, mehmet abiyi mahalleden tanıyorum çok güzel bir insandı, zaman da çok çabuk geçiyormuş be...

ArapcesmeLi ahmet dedi ki...

Optik,unutulmaz..
Bi aralarda arapçeşmeden geçi vermişti.

ArapcesmeLi ahmet dedi ki...

Optik,unutulmaz..
Bi aralarda arapçeşmeden geçi vermişti.

Yorum Gönder