
parmağıyla ilkokul çantama tık tık diye vurur
cevizdendir, inegöl işidir kıymetini iyi bil derdi babam
küçük bir askerdim ben de
siyah önlüğümün içinde bembeyaz bir yürek
dökülürdüm yollara hava soğuktu okulum uzak
bir avucumda közde pişmiş sıcacık bir patates
hem beslenmeliyim hem üşümesin diye elim
değiştirirdim ara sıra çantamla patatesi
dikkat ederek çantama
cevizdendir, inegöl işidir kıymetini iyi bil derdi babam
babamın bilmediği bir şey vardı
her sabah çantamın içine bir gün doğar
ortasından ekvator geçer
ve masmavi gökyüzünde çantamın
güneyden kuzeye göçmen kuşlar uçardı
gülün bakalım bıyık altından şimdi siz
söylesem inanmayacaksınız
siz uyurken çantamın içinde atatürk samsun'a çıkardı
ve bilirdi yedi kere sekizin kırk iki olduğunu
bilmeseydi eğer bandırma vapuru sinop burnu'na çarpardı
ben bir türlü bilemedim aram hiç iyi olmadı hesap kitapla
nohut ve fasulyeden bir abaküsüm vardı
hesabını hâlâ verebilmiş değilim hayata
iyi şiir okurdum ama iyi resim yapardım
eyvah dediler bu çocuk adam olmaz
yazık oldu çantaya
cevizdendi inegöl işiydi...










4 müdahale:
sana karpuz kabuğundan gemiler yaptım.
kaşık alıp sıyırdın umutlarımı.
kızamadım
sanırım 90lı yıllardı onunla ankara'da tanışmam. köy yönetmeni olarak hayatını idame etmesi garip geliyordu.karpuz kabukları onu cennete götürür umarım...
hayatın kendisi olmuş zaten karpuz kabuğu
kimi durmadan karaya ulaşmaya çalışır
kiminin kaptanı beceriksizdir kaybolur
kimi de batar gider dayanamaz dalgalara
görüşmek üzere üstad ..
sana karpuz kabuğundan gemiler yaptım.
kaşık alıp sıyırdın umutlarımı.
kızamadım
Yorum Gönder