Yıllar sonra tarih yapraklarına şöyle bir not düşülecekti:"Kantinci Kemal Abi"kadıköy anadolu lisesi'nin ölümsüz kantincisi.
ölümsüz lafı mecazi anlamda değil reel anlamda kullanılmıştır. 30 yıla yayılan bir süreçte kantinde hep o vardır.
ki otuz yıl önce de keldir, sonrasında da.
yaşlanmaz, kantini bırakmaz.
kantinden inanılmaz paralar kazanmıştır kemal abi.
kaşar ruhu diye bir kavramı hayatımıza sokmuştur.
tostların içine kaşarın yalnızca ruhn hapsedebilmeyi başaran bir teknoloji geliştirmiştir bu abi.
tabie hayat böyle tozpembe midir her zaman?
hayır tabie. okulda bir kısım öntröprönööör
öğrenci kantinde çalışan bir kaç genci kafalamışlar ve
para üstü alırken araya sıkıştırılan milyonlarca lirayı kemal abi'nin hazinesinden kaçırmayı bilmişlerdir.
ki paranın bir bölümü de üç kuruşa kantinde çalışan gençlerle paylaşılmıştır.
tüm bunların ötesinde, kantinci kemal abi efsanesini anlatan çok önemli bir fotoğraf karesi vardır.
fotoğraf bir kadıköy anadolu yıllığına basılmıştır.
mizansende bir öğrenci elindeki parayı uzatmış,
"bir tost versene kemal abi" demektedir.
uzandığı yer ise okulun büyük çöp tenekelerinden biridir.
"
dikakana bey"