Sapka
1 saat önce

girerken cocuklara omuz omuza yaptirirsin eki eki" diye espiriler yaparken Optik'i anlatirdi bir arkadas. Fenerliler'e sifir verdigini filan iste. Hep fantastik gelirdi iste hem ögretmen hem tribünde olmak. Arkadas "tamam" diyor yapalim senin olayi. Telefon trafigine giriyor ve okeyliyor. "Kadiköy'de sosisli büfelerinin önünde bekle beni" diyor ve Besiktas'a geciyoruz. Optik'i ararken herkes oraya gelmis. Belli ki "ciddi" bir dergi bekliyorlar ama benim yüzüm kizariyor acikcasi. Elimde Dahke'nin önceki sayilarindan birkaci var. Abi diyorum "bak bizim dergi böyle fotokopi..." "Olsun oglum" diyorlar. "Daha iyi bizim icin". Kabatas Hakan geliyor daha sonra yaninda köpekli bir adamla. "Demek Fenerlisin" diyor bana, "neyse bu sefer misafirimiz sayilirsin" diyorlar arkadan. Sonucta ilginc bir gün oluyor benim icin. Hepsi cok ciddi bir bicimde sorulara cevap veriyor ve röportaj bitiyor. Iste o gün farketmistim, "Optik" harbi bir baskandi. Ogretmenlik de okuyoruz, sevdasi oldugumuz renkler farkli olsa da böyle olmaliyiz diyorum. Daha önceleri Besiktas'tan Mecidiyeköy'e gitmek icin kullandigim 30A, 30Mlerin orada gördügüm Optik Mehmet'i cok daha iyi tanima firsati bulmustum.
NoizineFest!
Slava Tsukerman'ın gerçekten düşük bütçeli filmi ve bir new wave/punk klasiği, güldürecek kadar iyi berbatlıkta film. 1999 San Francisco International Film Festival'in konuğu olan Slava Tsukerman "nasıl olur da bu kadar küçük bütçeyle bir uzaylı istila filmi yapabildiniz sorusuna" cevabı basit "ufak uzaylılar kullanarak elbette"

"Bambaşka dünyalar"
fenerli yüzü eskiyeni sevmez, hep "yeni" birini ister. kaleden teknik ekibe devreyi görmeden gidenler hep bu yüzdendir. +3 senelik hedef cizen baskanin tekrar daum'u getirmesine bu sebeple soguk bakanlarin sayisi yüksek. en azindan kendi cevrem öyle diyebilirim. herr daum dün anlasmayi imzaladi ve 3 senelik yeni bir dönem baslamis oldu. üc sene cok uzun bir dönem, sonuna kadar görevine devam eder mi bilinmez fakat onun gelmesi en azindan +80cileri tekrar umutlandirdi. cünkü daum; biyigi, karisi ve roland koch ile beraber geliyor yine. sakarya'da doksaninci dakikada luciano'nun golüyle birlikte koch'u öpmüstük. futbolculara tezahürat yaptiracak kadar da isin farkindaydi koch. bunlarin yaninda istanbul kisinin cetin gececegini bilen daum 15 yildir eskitemedigi botlarini da yaninda getiriyor. bu kis istanbul soguk gececek pek tabii.
|
Yassu Lefterimu! Türkiye'nin gelmiş geçmiş en büyük futbolcuları sayıldığında adı ilk sırada gelen Lefter, Büyükadalılıktan da hiç vazgeçmedi. İstanbullu ünlü birçok rum kökenli sporcunun yaptığı gibi, örneğin Sofyanidis, Kasapoğlu, Yunanistan'a göç etmeyi de hiç mi hiç düşünmedi. O, mahallesinden, komşularından, bakkalından, kasabından, manavından, tozlu futbol sahasından, eşeklerinden, faytonlarından, vapurlarından hiç kopmadı. "ohi pedimu!"... Kahvede, lokantada dost masalarındaki yerini hiç boşaltmadı. Bizdendi, bizlerle kaldı. Bizlere ne haç, ne hilal, ne de davud'un yıldızı fark eder, bizler insan'ı severiz çünkü. Eskiden olduğu gibi, bugün de aynı evde, adalar belediyesi tarafından adı verilen "Fenerbahçeli lefter sokak"ta oturan 77'lik delikanlıya, türk futbolunun ölümsüz oyuncusuna, çocukluğumun kahramanına, gençliğimin gururuna "yassu lefterimu!" diyorum, canı gönülden. » devamı • Reçetene şarkı yazdım: muse - blackout |
![]() ![]() |