Kırık Çizgi, 5 Aralık Cumartesi günü Peyote'de Kim Ki O ve Hırvatistan'dan Zdenko Frantic'in projesi Lutajuci Dj Zdena ile beraber sahne alacak. Zdenko Frantic, Zagreb'de 1989 senesinden beri Slusaj Najglasnije! (Listen Loudest!) olarak adlandırdığı bağımsız dağıtım ağı altında bir çok toplama, bir çok albüm yayınladı. Türkiye'den kırık çizgi ve kim ki o dahil bir çok grubun cdsini basmış ve şarkılarına toplamalarında yer vermişti. Kendisi 4 Aralıkta ise Kadıköy Arkaoda'da djlik yapacak. Ayrıca konser de Zdenko Frantic'in açacağı standdan Kim Ki O ve Kırık Çizgi'nin cdleri ve tişörtlerinin yanı sıra Slusaj Najglasnije!'nin katoloğundan ürünlere de ulaşabilirsiniz.
Zagreb bağımsız müzik sahnesinin en önemli adamının kim olduğunu merak ediyorsanız... En yüksek seviyede dinleyin!RÖP: EKİN SANAÇ / Bant
Zagreb'de 1989 senesinde, sıkı bir müzik takipçisi olan Zdenko Franjic, birkaç kasetin ardından "New York'un Bombalanması" (Bombardiranje New Yorka) adlı ilk toplama plağını basarak Slusaj Najglasnije! (Listen Loudest!) olarak adlandırdığı bağımsız ve 'kendin yap' etiğine göre işleyen dağıtım ağını başlatmıştı. Franjic, o gün bugündür tek başına yürüttüğü bu operasyonu bir plak şirketi olarak değil, bağımsız bir duyuru sistemi olarak tanımlamayı tercih ediyor. Aynı zamanda Babilonci adlı emprovize takılan grubu ve Lutajuci DJ Zdena adını verdiği damardan projesiyle müzik üretimini de sürdürüyor. Franjic, Zagreb'in yeraltı estetiği adına çok önemli ve öncü bir şahsiyet ve onunla Zagreb'e gidip de tanışmadan dönen olmuyor. Zdenko'yla şehirdeki konserler ve etkinliklerde, bir köşede, CD-R, DVD-R, kitaplar, filmler ve tişörtlerle dolu standında insanlarla sohbet ederken karşılaşmamanız mümkün değil. İnternet çağı, Zdenko Franjic'in operasyonlarına çok faydalı olmuş belli ki. Kendisi hâlâ sürdürdüğü Bombardiranje New Yorka toplama serisini bir süredir DVD'lere basıyor ve içinde dünyanın dört bir yanından çok sayıda saklı grubun şarkılarına yer veriyor. Bugüne kadar Türkiye'den de birçok grup ve proje, hattâ oldukça ender bulunabilecek bir takım kayıtlar Slusaj Najglasnije! tarafından bu toplamalara dahil edildi ve birçok demo birebir kopyalanarak Zagreb'in dağıtım ağına girmeyi başardı.
Zdenko Franjic, 4 Aralık ve 5 Aralık tarihlerindeki performansları için İstanbul'un yolunu tutuyor. 5 Aralık gecesi, Peyote'de kayıtlı müziklerin üzerine vokal yaparak gerçekleştirdiği projesini sahneliyor, 4 Aralık'ta ise Kadıköy arkaoda'da kabin arkasına geçerek Listen Loudest! kataloğunda yer verdiği gruplarla başlayıp funk, punk, disco, dub, reggae ve elektronik sularda kaybolmaya doğru giden bir set sunuyor. Hattâ bu performanslarda Zdenko Franjic'in kataloğundaki ürünlerin de satın alınabilir olacağını ekleyelim. Büyük bir emek, bitmez tükenmez bir müzik sevgisi ve sağlam bir kararlılık. Zagreb'deki bağımsız müzik hareketinin en önemli sebebi olan Franjic'e İstanbul ziyareti öncesinde merak ettiğimiz birkaç soru yönelttik.
Bizi bir parça 80'li yılların sonlarına, projeni ilk başlattığın günlere götürebilir misin? Zagreb bağımsız müzik üretimi adına nasıl bir yerdi o zamanlar? Listen Loudest!'ı nasıl kurguladın ve nasıl bir şeyin peşindeydin?O zamanlar Zagreb'de bağımsız müzik adına bir şey yoktu. Yalnızca Slovenya'da ufak çaplı birşeyler oluyordu. Ben işe bir müzik hayranı olarak başladım. Dışarıdan albüm sipariş ediyordum ve 1989'da - o zamanlar Yugoslavya'nın bir parçası olan - Hırvatistan'da kişilerin albüm yayınlaması mümkün hâle geldi. Birkaç kasedin ardından aynı sene altı grupluk (Satan Panonski - savaşta öldü -, Majke - şimdiki Mothers -, Messerschmitt - hâlâ müzik yapıyor -, Machine Gun, Skol ve Kaoticne Duse), “Bombardiranje New Yorka” isimli bir toplama plak bastım.
O günlerde müziğin sansürlenmesi adına neler anlatabilirsin?Müziğin sansürlenmesi hakkında genel durumu açıklamam güç, ama sana 1990 yılında Satan Panonski'nin “Nuclear Olympic Games” (Nuklearne Olimpijske Igre) plağını basarken başımıza gelenleri anlatayım. Plakları Zagreb'teki Jugoton denilen yerde bastırıyorduk ve bize o albümü dağıtmak istiyorsak bir şarkıyı çıkarmamız gerektiğini söylediler. Şarkının adı “Dragi sine moj” (Sevgili oğlum) idi ve ensesti konu ediyordu.
Hem Hırvatistan'dan hem de dünyanın dört bir yanından müzik severlerle oluşturduğun büyük bir ağın var. Zagreb'e gitmiş herkes seni ve dağıtımlarını biliyor. Bu ağı oluştururken nasıl yöntemler izledin? “Bombing Of New York” (New York'un Bombalanması) toplama DVD serilerinde yer verdiğin grupları nasıl seçiyorsun?Yöntemlerim tamamen kendi işini kendi başına yapmaya ve hattâ tek başıma yapmama dayanıyor. Slusaj Najglasnije!'nin, kontratlar, hak savunmalar ya da satışlarla ilgisi yok. İnsanlarla çoğunlukla albümlerimi ve kitaplarımı satmak için konserlerde kurduğum stantta tanışırım. Bastığım ürünleri kendi performanslarıma da mutlaka taşırım. Ama şunu söyleyebilirim ki çok da satış yaptığım söylenemez. Gruplara ulaşmak için de her türlü yolu kullanıyorum. İlanlar, MySpace, Facebook, kulaktan kulağa...
Toplama albümlerini neden “New York'un Bombalanması” olarak adlandırmıştın ve kapağını nasıl tasarladın? 11 Eylül olaylarını duyduğunda ne düşünmüştün?Bir gece eve geldim ve ikiz kulelere çarpan uçakların resimlerini gördüm. Kendimi bilimkurgu filminde gibi hissettim. Toplamalara “Bombardiranje New Yorka” adını vermemizin sebebi, bomba gibi bir isim aramızdı ve bu isim kulağımıza çok iyi gelmişti. Kapağını da iki resmi birleştirerek yaptım. Biri kataloğun birinden bulduğum New York resmi, diğeri de Amerikan fanzin Search & Destroy'da bulduğum Vietnam üzerine düşen bombaların resmiydi .
Toplama albümlerinde Türkiye'den birçok kayda da yer verdin, hattâ onların demolarını bastın. Ve bunların arasında günümüzden ve daha eskiden ulaşılması gerçekten çok güç olan kayıtlar da vardı... Türkiye'den ilk keşfettiğin müzikler nelerdi? Ender parçalara nasıl ulaşıyorsun?Evet, evet! Tüm bunları yaptım ve bununla çok büyük gurur duyuyorum! Bence Türkiye'de harika bir müzik sahnesi var. Bunları müzik değiş tokuşu yaptığım arkadaşlarım sayesinde keşfettim. İlk iletişim kurduklarımdan biri Fairuz Derin Bulut idi. Eski bir demolarını dinlemiştim ve bayılmıştım. 8. " Bombardiranje New Yorka” toplamasında Fairuz Derin Bulut'tan üç şarkıya yer verdim. Ardından diğer çok sayıda gruba ulaştım. DDR (tüm kayıtlarını burada da bastım), Ayyuka, Kırık Çizgi, kim ki o, Başıbozuk, Clouds & Crowds, Fitisound, Fu Records, Rolanti, Toz ve Toz, vs... İstanbul'a geldiğimde en azından bazılarıyla tanışmayı umuyorum.
20 yılı aşkın süredir iyi müziklerin duyulması için çaba gösteren biri olarak, Hırvatistan müzik ortamı için kendini çok önemli biri gibi hissediyor musun? “Eğer Listen Loudest!'ı başlatmasaydım, hiçbir şey böyle olmazdı” diyor musun?Aslında bazen kendimi Ray Bradbury'nin, herkesin unutmamak adına bir kitap öğrendiği “Fahrenheit 451” romanından fırlamış bir karakter gibi hissediyorum. Ama ben bunu müzikle yapıyorum. Ve bu müzik tamamen bir yeraltı müziği, asla yayınlanan bir şey değil. Ama CD'deki bir müzik de aynı zamanda bir kitap ve müzik de sözler olmasa bile bir hikâye anlatıyor, kaldı ki sözler de aynı zamanda müzik sayılıyor. Ve bazen de oturup tüm bu çabalar boşuna diyorum ve kendimi hiç de önemli biriymiş gibi hissetmiyorum.
DJ Zdena'nın önüne oturttuğun "Lutajuci" ismi nereden geliyor? Anlamı nedir?“Lutajuci”, gezgin anlamına gelen bir sıfat. Gezginlere hayranlık duyuyorum ve kendim de bir gezgin sayılırım. Benim için gelmiş geçmiş en iyi yazarlardan biri Maksim Gorki'ydi ve onun Rusya'da gezerken, diğer gezginlerle tanışmasını konu eden hikâyelerini çok seviyorum.
Şarkılarında enstrümantaller üzerine vokal mi yapıyorsun, yoksa müzikler de bizzat yazdığın müzikler mi?80'lerin başından beri şarkı yazıyor olmama rağmen, aslen ilk grubumu 1995'te kurdum. Grubun adı Losi Decki (Bad Boys) idi ve dört albüm ile bir split basmıştık. Gruptaki en zayıf halka bendim ve diğer müzisyenler bir süre sonra beni bıraktı. Ben de bunun üzerine enstrümantal parçalar üzerine vokal yapmaya başladım. Bu sayede, yaşayan ve ölü, en iyi müzisyenlerle çalışabiliyordum. Sonradan ilginç yeni insanlarla tanıştım ve yeniden müzik yapmaya başladık. Yeni grubun adını Babilonci koyduk. Babilonci hâlen devam ediyor ancak henüz hiç konser vermedik. Yalnızca emprovize müzik yapıyoruz ve bunları kaydederek yayınlıyoruz. Şimdiye kadar bu şekilde dokuz albüm hazırladık. Grupta benim dışımda Goribor'un gitaristi ve vokalisti, Bor'lu Pity ve St var. Diğer elemanlar ise Zagreb'den. Davullarda Bush var ve kayıtları gerçek bir ses ustası olan Hrc'nin Green Zone Stüdyosu'nda, yani odasında yapıyoruz.
Şarkıları da emprovize olarak mı söylüyorsun? Yoksa sözleri önceden yazıyor musun?Söz yazdığım bir defterim var, ama en iyi sözler emprovizasyon esnasında çıkıyor. Bilmiyorum, sanki o şekilde kelimeler ve ifadeler daha rahat ortaya çıkıyor.
Şarkı sözlerin Hırvatça olduğu için anlayamıyoruz. Genelde şarkılarında neler anlatırsın?Evet genellikle şarkılarımda Hırvat argosu kullanıyorum. Ama son zamanlarda bozuk İngilizcemle şarkı söylemeye de başladım. Genellikle etrafımda olup bitenlerden, tanıştığım kişilerden, problemlerimden ve bu problemleri nasıl çözdüğümden bahsederim.
Yeni bir toplama albüm geliyor mu?14. Bombardiranje New Yorka üzerinde çalışmaktayım. İsteyen herkes bana şarkılarını, videolarını yollayabilir. Ayrıca küçük fakat çok sayıda yayın yapan plak şirketimden demo çıkarmak isteyenler de bana ulaşabilir. E-mail adresim: franticz@gmail.com
Bu aralar en çok neler dinliyorsun?Bu aralar çok fazla funk ve erken dönem disko müzikleri dinliyorum. Tabiî bunların yanısıra dinlediğim bir sürü diğer şey de var. Ciddî heavy metal sevmem, ama eğer espriliyse hoşuma gider. Evimde sürekli müzik çalar. Bence müzik ruh için en iyi tedavidir.