
Radikal'in geçen haftaki manşetinin üzerine yine aynı gazetenin yazarı Bağış Erten'den bir yazıya dikiz yapalım:
Üniversitede de dayak yedim tribünde de
Önceden belirteyim. İşbu yazı spor sayfalarının sınırlarını zorlayabilir. Yani, Fransız Maliye Bakanı’nın Cantona’ya ayar vermesi gibi durumlarla karşılaşma tehlikem var. Ama bunu yazmaya hakkım olduğunu düşünüyorum. Çünkü üniversitede öğrenciyken de, tribünde taraftarken de polis dayağı yedim ve iki resim arasındaki farkı gayet iyi biliyorum.
Pazartesi günü Radikal’de ‘Öğrenciye Aslan, Holigana Kuzu’ başlığını görünce 15-20 yıl öncesine gittim. Bir yandan taraftardım, bir yandan üniversite hareketi içinde harçlara karşı yürüyordum. Polis de her yerde karşıma çıkıyordu. Ama iki farklı yüzle.
Bir tarafta, yani futbolda öfkesi bile insiyaki, bir grup ‘zibidi’ taraftar yüzünden saatlerce ayakta dikildiği için sinirlenen, hiçbir siyasi güdüsü olmayan bir polis vardı. O çıplak öfkenin hırsıyla cop sallardı. Hırsı geçince de bırakırdı. Diğer yanda, yani üniversitede ise çoğunluğu taraf tutan, önyargılarla donatılmış, şiddeti engellemek için değil şiddete sürüklemek için tavır alan, ‘siyasi’ bir polis söz konusuydu. Kaçsanız da kovalardı ve amacı dağıtmak değil, acıtmak olurdu genelde. Sivil giyimli olanları ismen tanırdık. Benim için korkunun cisimleşmiş halleriydi.
Sadece onlar değil, polisin karşısındakiler de farklıydı. Tribünlerdeki şiddet, genelde bir grup adamın sürüklediği, bazen diğer taraftarları da provoke eden, bazen ‘güdümlü’, bazen kendiliğinden ortaya çıkardı. Hiç bilmediğiniz bir anda ortasında kalabildiğiniz, yönetimi protesto ederken bir anda mağduru olabileceğiniz, pek çok kez linç kültürünü çağrıştıran bir şiddetti bu. Üstelik herkes bilirdi ki, bunu yapanlar, başlatanlar kollanırdı. Kollanmakla kalmaz kullanılırdı da. Bazen bir ‘milli mesele’ için, bazen kulüp içi bir hesaplaşmada... Siz normal taraftarlar olarak polis kadar onlardan da korkardınız. Çünkü bilirdiniz, onlar gözaltına da alınsa yöneticiler çıkarır, sahaya da inse menajer kurtarır. Hatta bazı polisler onları kollar. Ama maazallah bir kez bir kapı önündeki izdihama isyan etseniz hemen sırtınızda hissederdiniz o kalın sopayı.
Yazının tümü:










4 müdahale:
Bağış Erten çok anlamlı bir şekilde yorumlamış olayı. Bir anda geçen hafta ortalığı saran holigana kuzu polis yalanlarına gülüp geçiyordum. Tribünde sebepsiz dayak yiyen biri anlar bu yazıyı.
sübhanallah kardeş ibretlik bir paylaşım olmuş :))
ceza değil empati.süper olmuş.
"velhasıl onlar vurdu
biz büyüdük"...
Yorum Gönder