
Konserden çıkıyorum, ellili yaşlarda bir amca gözüme ilişiyor. Hardcore dinlemeye gelmiş. Bu gürültüyü nasıl kaldırıyor hayret doğrusu. İşte o sırada Minor Threat tişörtü bana bir fikir veriyor. Ben de o amcamın yaşına gelince doğrusu bir hardcore grubu kuracağım.
Gazı aldıkça etkileniyorum. Emre'yi arıyor gözlerim: Baksana lan diye adama. “Ne olmuş olm” diyor. Nasıl ne olmuş abi elli yaşına gelince kuracağım hardcore grubunun fikrini vermiş adam, o bir efsane...
Dead Kennedys ve Born Against etkileşimli olmalı diyor grup Emre. Bakıyorum o da fikrime sıcak bakıyor ve gruba katılmayı istiyor. Jello Biafra'ya tapıyor herif zaten. Haksız da sayılmaz. Seksenlerin politik HC etkileşimli grubu olmalı bu. Bakıyorum da iyice girdim havaya.
Ellili yaşlara girince de söylenmemiş sözlerimiz olacak. Şimdi öyle miyiz tartışılır ama kuracağımız bu band SXE olmalı. Zaten herifin üzerinde de MT tişörtü yok muydu? Vardı. İşte bu bir işaret olmalı. Belki grup müzikal anlamda bir boka benzemeyebilir ama çıkaracağımız gürültü işe yarayabilir. Müziğinden daha çok felsefesine hayranım zaten.
Peki ya Bad Brains'i de seversin diyor içeriden bir ses. Evet. Çünkü Minor Threat, seksenlerde ve doksanlarda sıkı dostları Washington eşrafından "Bad Brains" grubu ile de sürekli iletişim halindeydi. Ian MacKaye ve Jeff Nelson'ın beraber yürüttükleri Peki ya Dischord Records'a ne demeli!.. DIY etiğine sadık kalınarak oluşturulan label, hardcore scene erken dönemi için oldukça önemli yere geldi. M.T. küllerinden seksen sonları doğan Fugazi'yi ise anmadan geçmek olmaz. Yeterince sxe, yeterince politik, yeterince diy! Ellili yaşlarda kuracağım HC grubunun temelini oluşturacak tüm detaylar Fugazi'de mevcut. HC'dan anladığım bu zira! Belki de apolitik, sadece müzikal anlamda var olan maço grupları sevmeyişim bundandır. Fugazi yeterince maço karşıtı. Çünkü erkek egemenliğine haiz güç gösterili hiçbir şeyi konserinde bulamazsınız. Çünkü desteklediği yayınlar fanzinler!.. Ayakbağı olan her şeyin medyayı ilgilendirmesi sonucu ana akımdakilerin iliklerine sokulduğu punk kültürünün ne kadar deforme edildiği ortada. Kendilerinin popüler magazinler yerine fanzinleri tercih ettiğini ve bir keresinde röportaj için gelenlere nasıl da terso yaptıklarını duyduğumda yerimde duramamıştım. Pushed Bush karşıtı konserleri, politik tavırları...
Emre diyorum “şimdi bu marjinal hareketi ikitelli medyası kaçırmak istemez sanırım.” “Evet eet” diyor. Tabi ki röportaja geldiklerinde kapı dışı edeceğiz. Bizim grubumuz sadece yeraltı röportajı yapar fanzinlere destek amaçlı. DIY piyasası içerisinde kalır. Hem o yaştan sonra gelecek ünün affedersin tam orta yerine sıçarım ben. İstemiyorum ünlü olmak. O yüzden ikitelli kuşları avcunu yalasın.
Olm esasında benim başka düşüncem var diyor Utku. Sen nereden çıktın lan Utku diyorum. En son lisede görmüştüm seni. Nasıl da tarihçi kovalamıştı aykırı sorularından ötürü. Utku ise bir bar peşinde. DIY konserlerinin yapılacağı, metalci ve uzun saçlıların içeri alınmayacağı bir konser sahası inşa etmek istiyor. Oldu olacak bir de halı saha yaptır da vatana millete hayrın dokunsun diyor ve kendi grubum üzerinde düşüncelere devam ediyorum. Pogo seslerini bile işitir gibiyim sanki.
Bir daktilo alıp grubun vereceği konserlerin kritiklerinden de bir fanzin yapılmalı kesinlikle. Ne de olsa burası Türkiye. Konser veren grupların ne hikayeleri vardır ama. Biz nasıl olsa grubu kurduğumuzda ellili, altmışlı yaşlara geleceğimiz için daha da ilginç hikayeler doğacaktır muhtemelen.
Hatta işi abartıp underground diy ahlağı içerisinde bir de records kurmak lazım grubun adına.
Öyle değil mi lan diyorum bizimkilere. Ama etrafta kimse yok. Yatakta pogo yaparken annem kaldırıyor. İşe geç kalıyormuşum. Ne işi lan konserden şimdi çıkıp grup kuruyordum ben...
Gazı aldıkça etkileniyorum. Emre'yi arıyor gözlerim: Baksana lan diye adama. “Ne olmuş olm” diyor. Nasıl ne olmuş abi elli yaşına gelince kuracağım hardcore grubunun fikrini vermiş adam, o bir efsane...
Dead Kennedys ve Born Against etkileşimli olmalı diyor grup Emre. Bakıyorum o da fikrime sıcak bakıyor ve gruba katılmayı istiyor. Jello Biafra'ya tapıyor herif zaten. Haksız da sayılmaz. Seksenlerin politik HC etkileşimli grubu olmalı bu. Bakıyorum da iyice girdim havaya.
Ellili yaşlara girince de söylenmemiş sözlerimiz olacak. Şimdi öyle miyiz tartışılır ama kuracağımız bu band SXE olmalı. Zaten herifin üzerinde de MT tişörtü yok muydu? Vardı. İşte bu bir işaret olmalı. Belki grup müzikal anlamda bir boka benzemeyebilir ama çıkaracağımız gürültü işe yarayabilir. Müziğinden daha çok felsefesine hayranım zaten.
Peki ya Bad Brains'i de seversin diyor içeriden bir ses. Evet. Çünkü Minor Threat, seksenlerde ve doksanlarda sıkı dostları Washington eşrafından "Bad Brains" grubu ile de sürekli iletişim halindeydi. Ian MacKaye ve Jeff Nelson'ın beraber yürüttükleri Peki ya Dischord Records'a ne demeli!.. DIY etiğine sadık kalınarak oluşturulan label, hardcore scene erken dönemi için oldukça önemli yere geldi. M.T. küllerinden seksen sonları doğan Fugazi'yi ise anmadan geçmek olmaz. Yeterince sxe, yeterince politik, yeterince diy! Ellili yaşlarda kuracağım HC grubunun temelini oluşturacak tüm detaylar Fugazi'de mevcut. HC'dan anladığım bu zira! Belki de apolitik, sadece müzikal anlamda var olan maço grupları sevmeyişim bundandır. Fugazi yeterince maço karşıtı. Çünkü erkek egemenliğine haiz güç gösterili hiçbir şeyi konserinde bulamazsınız. Çünkü desteklediği yayınlar fanzinler!.. Ayakbağı olan her şeyin medyayı ilgilendirmesi sonucu ana akımdakilerin iliklerine sokulduğu punk kültürünün ne kadar deforme edildiği ortada. Kendilerinin popüler magazinler yerine fanzinleri tercih ettiğini ve bir keresinde röportaj için gelenlere nasıl da terso yaptıklarını duyduğumda yerimde duramamıştım. Pushed Bush karşıtı konserleri, politik tavırları...
Emre diyorum “şimdi bu marjinal hareketi ikitelli medyası kaçırmak istemez sanırım.” “Evet eet” diyor. Tabi ki röportaja geldiklerinde kapı dışı edeceğiz. Bizim grubumuz sadece yeraltı röportajı yapar fanzinlere destek amaçlı. DIY piyasası içerisinde kalır. Hem o yaştan sonra gelecek ünün affedersin tam orta yerine sıçarım ben. İstemiyorum ünlü olmak. O yüzden ikitelli kuşları avcunu yalasın.
Olm esasında benim başka düşüncem var diyor Utku. Sen nereden çıktın lan Utku diyorum. En son lisede görmüştüm seni. Nasıl da tarihçi kovalamıştı aykırı sorularından ötürü. Utku ise bir bar peşinde. DIY konserlerinin yapılacağı, metalci ve uzun saçlıların içeri alınmayacağı bir konser sahası inşa etmek istiyor. Oldu olacak bir de halı saha yaptır da vatana millete hayrın dokunsun diyor ve kendi grubum üzerinde düşüncelere devam ediyorum. Pogo seslerini bile işitir gibiyim sanki.
Bir daktilo alıp grubun vereceği konserlerin kritiklerinden de bir fanzin yapılmalı kesinlikle. Ne de olsa burası Türkiye. Konser veren grupların ne hikayeleri vardır ama. Biz nasıl olsa grubu kurduğumuzda ellili, altmışlı yaşlara geleceğimiz için daha da ilginç hikayeler doğacaktır muhtemelen.
Hatta işi abartıp underground diy ahlağı içerisinde bir de records kurmak lazım grubun adına.
Öyle değil mi lan diyorum bizimkilere. Ama etrafta kimse yok. Yatakta pogo yaparken annem kaldırıyor. İşe geç kalıyormuşum. Ne işi lan konserden şimdi çıkıp grup kuruyordum ben...










2 müdahale:
Güzeldi ama sonunu hani nasıl derler likelıyorum.
Tam o sırada Mary and Child kulaklarımın pasını alıyordu.
Yorum Gönder