“Oysa hayat, her bölümünde ayrı bir hikâyenin döndüğü neşeli bir dizi değil, sonunda herkesin öldüğü ve katilin bulunamadığı sıkıcı bi filmdi.” »

Maiden



Her şey, cebimde harçlığımla, tek başıma bir müzik dükkanına girmemle başladı. 11 yaşındaydım. O güne kadar televizyon, radyo ve ailemin müzik arşivi bana ne sunmuşsa, yalnızca onları dinlemiştim. Ancak ilk kez, ne dinleyeceğimi ben seçecek ve bir kaset satın alacaktım. Birbiri ardına dizilmiş yüzlerce kasetin önünde, uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra rafa yaklaştım ve ellerimi üzerlerine koydum. Hayatım boyunca kim bilir kaç kez yapacağım, albüm arama hareketine giriştim. Önümdeki kasetleri büyük bir hızla devirip, kapaklarını ve üzerindeki kelimeleri inceledim. Aslında bir şey arıyordum. Tam olarak ne olduğunu bilmesem de, bir şeylerin peşindeydim. Her neyse...

Yarım saat sonra, bir albümün kapağıyla göz göze gelmiş ve donmuştum. Baktığım resim korkunçtu. Korkutmak için çizilmişti. Yine de gözlerimi çekmedim ve elinde bir balta tutan Eddie'ye bakmaya devam ettim. Kim kimi hipnotize etti, bilmiyorum ama o gün dükkandan, Iron Maiden'ın "Killers" albümüyle çıktım.

Eve döndüğümde walkman'imi alıp balkona çıktım. Bir sandalyeye oturup, kaseti walkman'e, kulaklarımı da kulaklıklara gömdüm. Her ne kadar karşımda geniş bir orman uzanıyor olsa da "play" düğmesinde basmadan önce gözlerimi kapadım. Çünkü müzikle yalnız kalmak istiyordum. 'Ides of March'ın ilk notalarını duyduğum anda korkup can havliyle gözlerimi açtım ve müziği durdurdum. Eğer o an dinlemekten vazgeçip kaseti çöpe atmış olsaydım, kim bilir hayatım hangi yönlere sapardı? Ama vazgeçmedim. Derin bir nefes alıp verdim ve Eddie'nin yüzüne tekrar bakıp göz kapaklarımı indirdim. Karanlığın içinde, yerini ezbere bildiğim "play" düğmesine yeniden bastım...

Bugün 35 yaşındayım ve Iron Maiden'ın "Killers" albümünü ne zaman dinlemek istesem, gözlerimi kapatmam yetiyor. Ne bir kasete gerek var ne de bir walkman'e. Bu aradaki 24 yıl içindeyse, Iron Maiden'la karşılaşmam mümkün olmadı. Ya onlar şehirleri ben gelmeden terk ettiler ya da ben onlardan önce davrandım. Şimdi İstanbul'a geliyorlarmış. Galiba bu defa yakalayabileceğim Eddie'nin gözlerini. Ve teşekkür edeceğim. Bana kurdurduğu bütün hayaller için...

Hakan Günday

1 müdahale:

mayk ebenski dedi ki...

30/06 nedir la hayvan.. sat bana burayı. karı kızla doldurcam. nolur nolur nolur :(

Yorum Gönder