“Sözlerim ruh sağlığı yerinde ve içlerinde tek bir kişilik taşıyanlar için değil. Sözlerim benim gibi içinde binlerce ruh taşıyanlara...”

17 Ağustos 2013 Cumartesi

Fenerbahçe'nin kara sevdalısı: “Paşalı Birol”


“Paşalı Birol”, yarım yüzyıldır Fenerbahçe'nin peşinde...

Selçuk Yula'yı kaybetmenin derin hüznü içerisindeyken, ölümünün yedinci gününde rahatsızlanarak hayatını kaybeden büyük Fenerbahçeli, güzel insan Kemal Akbulutlu için Fenerbahçe Camii'den Merdivenköy mezarlığına doğru yola giderken iki “kara gün” dostu, iki “kara sevdalı” ile aynı arabada bulunuyordum. Bir yanımda Kunta Mustafa, diğer yanda Paşalı Birol.

Mustafa Gürsel, nam-ı diğer Kunta Mustafa ile yaptığım söyleşiyi sarı-lacivert tarihimin derinliklerine not aldığımdan Paşalı Birol ile ilgilenmek istiyorum. Çocukluğumdan bu yana her daim ismini gördüğüm Paşalı Birol'a bakıyorum. Elinde bir poşet ve kendisini tanıyanların alışık olduğu üzere içerisinde az önce naaşın üzerinden özenle toplayarak katladğı iki değerli pankart. Özenle çıkarıyor ve arabanın camına asıyor: “Sevgili Kemal Abulutlu'yu unutmayacağız - Paşalı Birol”, “Sevgili Kemal Akbulutlu, mekanın cennet olsun - Paşalı Birol

Ağabey” diyorum fısıldayarak. “2013 bize hiç yaramadı.” Her zamanki alçak gönüllüğüyle bana dönerek: “Evet” diyor... “Kovalım şu Azrail'i peşimizden.

Kocamustafapaşa'da dünyaya gelen Paşalı Birol'un Fenerbahçe ile tanışması 1959 yılına denk geliyor. O sıralarda dokuz yaşındayken mahallenin şık bir abisi Chevrolet'siyle Mithatpaşa'ya giderken mahalle arkadaşının isteği ve babasına dayatmasıyla ilk maçına gittiğini anlatıyor Paşalı... Gittiği ilk maçta yenilgiyle tanışan ve belki de bundan dolayı kara sevdalı olarak Fenerbahçesi ile tanışan Paşalı Birol sözlerine şöyle devam ediyor: “İlk gittiğim derbi maçında yenilgiyle tanıştım. Arkadaşımın babası rövanşa da beraber gideceğiz dedi. Rövanş günü arkadaşım beni giydirdi. Lacivert ve sarı. Ayrıca o gün arkadaşımın babası Fenerbahçe bayrağına ellerimizi koydurdu ve yemin ettirdi. Ölene kadar seninleyiz...

Ölene kadar seninleyiz” yemininin ardından sıkı sıkıya Fenerbahçe'ye bağlanan Paşalı Birol'un gerçek ismi ise Vecdi Teker. Onun nedenini sorduğumda ise gülerek bahsediyor o günden: “Kapalıçarşı'da çalışıyordum. Kadının teki bana saldırdı. Kadıncağız Birol, Birol diye bana bağırmaya başladı. Arkadaşlar kadını yanımdan uzaklaştırdılar. Ama bu olaydan sonra da üzerimizdeki Birol'dan kurtulamadık...” Paşalı ismine ise şöyle açıklık getiriyor: “Bayrampaşa'da çalışıp, Kocamustafapaşa'da otururdum. Doğduğum yer ise Küçükmustafapaşa'ydı. Hangisini yazsam diğer kısımdaki arkadaşlar alınıyordu. Ben de Paşalı'yı kullanmaya karar verdim.

63 yaşındaki Vecdi Teker, nam-ı diğer Paşalı Birol kadın futbolu ile de ilgilendiğini söylüyor. 11 yıl süregelen bir yöneticilik hayatı var. Dostlukspor takımının yöneticiliğini yapan Paşalı Birol'un evi müze. Yarım asırlık Fenerbahçe sevdalısı Paşalı Birol dükkanının üzerindeki iki daireyi müze haline getirmiş ve kendisi kirada oturuyor.

Tribünlerdeki ilk pankartı “İlk Aşkımsın Kanaryam” ile tribün tarihine geçen Paşalı Birol'un pankartları tribünlere o zamanlar renk getirmiş. “Yapmayalım laga luga çene, bizler beklemeyiz 14, 15 sene”, “Sahada rakip, dışarda dost olalım, Paşalı” pankartları seksenli yılların tribünlerini süslüyordu. Hazırladığı tüm pankartları müzenin ikinci katında sakladığını belirten Paşalı Birol, bugün İstanbul'un üç büyük stadyumunun tüm tribünlerini aynı anda süslemeye yetecek sayıda pankartının olduğundan bahsediyor.

İşte size Paşalı Birol... Ülkemizin en değerli tribün emekçilerinden. Kendini vefaya adayan, kara günlerdeki eksilmez dost. Çok sevdiği “Fenerbahçe”si için müzesinde ise şöyle yazıyor: “Sana sevgim helal olsun Fenerbahçe”. Fenerbahçe'nin kara gün dostu, kara sevdalısı Vecdi Teker, nam-ı diğer Paşalı Birol. Var ol!











Immo Guitti

0 müdahale:

Yorum Gönder

Yorum yapalım, güzelleşelim sevgili kardeşim!